Başarı Öyküleri...

145 Yıllık Geleneksel Tad HAFIZ MUSTAFA

Yazdır
PDF

HAFIZ MUSTAFA ŞEKERLEME 1876 KURULUŞLU LEZZET…
145 yaşında “Hafız Mustafa Şekerleme” Hediye Geleneğini Çeşitli Kalite Lezzetleriyle yaşatıyor…

KURULUŞU

İsmail Hakkı Zade Çankırı Orta Beldesinde yaşıyordu.  İstanbul’a göç edip,  sarraflık yapmak istiyordu. Eminönü Hamidiye caddesinde 86 nolu köşe dükkanı kiraladı. Yıl 1876.  Dükkânın bodrumuna koyduğu dibek taşında akide şekeri yapmaya başladı.  Mustafa babasına yardım ederken dükkanın yakınındaki  Arpacılar Cami`inde vakit namazlarında gönüllü olarak müezzinlik yapıyordu. Hafız Mustafa hamur işleriyle, tatlılarla dükkana yenilik getirdi. Poğaçayı ilk yapan oldu. İmalatları çok beğenilen Hafız Mustafa Avrupa ülkelerinden takdir madalyaları kazandı. Oğlu Cemil Bey ve ailesi tarafında işletilen firma en başarılı  Marka dönemini yaşadı.

HAFIZ MUSTAFA EL DEGİŞTİRİYOR...

1993 yılında 5. Kuşak sonrasında aile işletmesi olmaktan çıkarak el değiştirdi. Mustafa Altuncu dönemi tarihe sahip çıkan vefalı bir dönem oldu.

Firmayı 2007 Yılında Avni Ongurlar devraldı.  Kalite için en iyi malzeme ve ehil ustalarla çalışan yönetim, imalatı sektörde 1950 yılından bu güne firmada da 26 yıldır çalışan Sektörün en iyi ustası Elvan Efe ustanın başarılı ellerine teslim etti. Herkes işini iyi yaptı.  Kaliteli malzeme standartı usta ellerle buluştu. Hijyen ortam günün teknolojisi ile desteklendi.  Hafız Mustafa Markası meşhur, tarihi kalitesini güçlendirdi.  Kalite halkla sevenleriyle daha kolay buluşmak için iki yeni şube daha açtı.

Hacı Elvan Efe Usta bu firmanın en eski emektarı olarak bize başarı sırlarını iyi bir ekip çalışması yaptıklarını söyleyerek anlattı. “ Tam 145 Yıldır ayni adreste, geçmişini hep savunarak tarihi dokuyu bozmadan kalite standart’ını yenileyip yükselterek çalışan, bu konuda asla taviz vermeyen bir anlayıştayız. Biz işimizi, tarihimizi, en önemlisi insanlara hizmeti çok seviyoruz “ dedi.

 

TARİHİ DOKUYU YAŞATMAK

Ziyaretimizde 145 yılda bu dükkan neler gördü neler dedirten eski adresin yerdeki çinileri, duvardaki tabloları, kavanozdaki akide şekerleri ile tarihi dokuyu koruduklarını, yeni şubelerinde de oldukça modern ortamlarda doyumsuz tadlar sunduklarını gözlemledik.  Tabaklarında olan “Hafız Mustafa 1864” ve işletmenin amblemindeki, kartvizitlerindeki eski türkçe “İstanbul” yazısı çok ilginçti. Yerli yabancı konuklar, Türkçe İngilizce dergi okuyanlar, firmaya özel içeceklerini yudumlayanlar, sohbetteki küçük guruplar, alışverişteki yerli yabancı konuklar, tadim yapanlar çok güzeldi. “Tatlı Yiyelim tatlı konuşalım” atasözümüzü kanıtlamak istercesine yaşatılan hediye geleneği olanca hızıyla sürüyordu. Bir başka güzel geleneğimiz de “gideceğin yere eli boş gidilmez.  Yarım elma, gönül alma türünden mutlaka bir şeyler götür” şeklindedir. İşte o zaman küçük bir hediye aranır. Hediyem hem orijinal, hem de her zevke hitap etmeli derseniz, Hafız Mustafa’da  hediyelik  tadlar seçeneği o kadar çok ve içten ki. Boş çıkmak mümkün değil.

Biz Hafız Mustafa Tatlılarını test ettik. Geleneksel, doyulmaz lezzetlere, tarihi gelişimine hayran olduk…

 

www.hafizmustafa.com

İnter Global Cargo